Thursday, September 27, 2007




Hafıza çok sıkıldığı ve çalışmadığı zamanlarda geçmişe doğru sıkıcı yolculuklara çıkar.Çok sıkılan hafıza şimdiki zaman mevhumunu yitirir ve artık geçmiş zihni ele geçirmeye and içmiştir....
hafızayı susturmak ,hafızaya haddini bildirmek gerekebilir kimi zaman,ruhu özgürleştirmek için.ruhu yaşamışlıklar etrafında döndürüp dolaştırmanın kişinin hayat çizgisinde olumlu hiçbir yanı yoktur..Kişinin hayatın,insanların verebilecekleri tüm olumsuz ,kırıcı,hüzünlü,nefret uyandırıcı hislerle başedebilmeyi öğrenmesi yaşayabilmek için an meselesidir...Hayat asla olumlu bir kavram ve düzen değildir.Dinlerin bile hayatı başından sonuna ahir öncesi bir sancı ,bir test,bir ibadet hali,yusuf yusuf beklenen bir ceza -ödül odası olarak kabul ettirmiş olmasının sebebi de budur...Bir açıdan,sadece bir açıdan doğru olan bu vizyonun geri kalan bütünün bir motivasyondan ibaret olması dışında ,herşeyin bir deneyimden ibaret olması kuvvetle muhtemeldir...ancak bu deneyimin mühendisi,tasarımcısı,uygulayıcısı ve yargı koyucusu kişinin kendisinden başka kimse yada hiç birşey değildir.
Kişi kimi nasırlaşmış sorunları bir ömür algılayamayabilir ve bir ömür aynı acıdan can çekişebilir.Reankarnasyon fantazmı da aynı çözümsüzlüğün yanılsamasıdır.İnsan olarak acı çeken,kurbağa olarak da aynı acıdan muzdarip olacaktır...

No comments: