Thursday, January 29, 2009

Bir sorumluluk meselesi sanırım yaşamak.Sorumluluk kavramı çıkıp gittiği an kişinin hayatından ,başlıyor sanki YAŞAYAMAMAK!Bir de yaşamak zorunda olmak ver bu durumdan muzdarip olup bir türlü son verememek var yaşamına ki burada başlamakta sonsuz bir nankörlük ,hayata ,kişilere ,alınan her nefese...

Ucuz muhabbetler bunlar.Bilincindeyim...Kan ağlamakta olan toplumlar ve bireylere nazaran,hayatın zorlu yollarında bata çıka yürümeye çalışan bünyelere istinaden ucuz ve suni sorunlar ,cümleler,bunaltılar!

Kişinin yaşam enerjisinin emen ve bitiren ,kimi zaman fiziksel bir acıya dönnüşebilen kimi duyguları,ÖTEKİLEMEDEN ,reddetmeden,unutmaya ya da yoketmeye çalışmadan yaşamayı öğrenmesi erdem yolunda atılabilecek en büyük adım olsa gerek.

Unutmak unutulmadığı sürece unutulduğu zannedilen herşey gerisin geri hortlayıverebilir.Hortlaklarla mücadele etmek de gerçekle savaşmaktan daha beyhude bir uğraştır....(kişinin gerçeğinin ne olduğuyla doğru orantılı olarak şahsi kanaatim)

Bir de bütün bunlarla cebelleşen bir dimağın kendisine zihinsel bir özür beğenip ,seçip onun arkasına sığınarak yapabileceği bilumum aptallıkları açıklayamadığı noktada içine düştüğü dipsiz ve merdivensiz kuyularda kaybolması hissi vardır ki o noktada her köşe başında bulunabilen en yakın ve ucuz keyif verici maddelere başvuran dimağ,yavaş yavaş en yakın arkadaşı,ata dostu olarak görebileceği alkol türevleriyle mutlu mesut bir hayat sürdüğünü zannederek yegane sorumluluk anlayışını ata dostunu alabilmenin yollarını zorlayarak daha da anlamsız bir yolda ilerleyedursun ,KAYBOLUR!Kullanılmayan her organın köreldiği gibi yürek ve beyin denen zavallılar da ufak ufak tembellik yapmaya ve bünyedeki görevlerini aksatmaya başladıkça.................................amaaaaaaaan !profesyönel hasta ruhlunun nutuğu halini almaya başladı bu yazı!ne anlatmaktaysam.....?

Ne anlatacağnın bilmeyen zavallı kişi işte böyle kalakalır.zırvalar ,zırvalar,sonunda herhangi birşey yapabilecek kapasiteye sahip olmadığını kendine kanıtladığı an elindeki günahsız kalemi kağıdı azad etmesi gerekirken,belki zorlarsam zihnimi ,mantıklı bir kelam ederimin hayaliyle aynen şu an benim icra ettiğim gibi saçmalıklar delhizinde kaybolur!

"Dilerim geberir giderim "duygusu asla peşini bırakmaz ancak herzaman da kofff bir cümle olarak varolmaya devam eder ,kişi de bu cümleyi artık herşeyden çok sevmekte ,bu cümleyle mesut bir birliktelik yaşamakta ve pek bir ucuz ,bayağı ve nankör gözükmektedir 3.,4.,5. gözler karşısında....

Hayatının ucuz bir öykü bile etmeyeceğinin farkında olan kişi yazı da yazmaz aslında....Bu cümlerler yığını da burada biter.....