sirkeci adalar iskelesinde yolcu öldürmeye gönül vermiş iskele babası!!!!!ve onun gibi daha nice ruhuhastalar!!!!!bahsettiğim zaat,30 ekim 2006 tarihinde(31 ekimin cenabetliği olsa gerek),sırtımdaki pirinç darbukamı ve beni,üzerinden geçmekte olduğum ahşap iskeleyi düzeltiyomuş gibi yapmanın yanı sıra sarsmak suretiyle,yanaşmakta olduğumuz vapur ile üzerinde bulunduğumuz vapur arasına düşürmüştür....1.000.000 da bir insanın başına -ki böyle birşey ancak uçmakta olan bir başa gelebilir,dümdüz yolunda giden bir insana yaşatılması kadersel olarak hayatta kaldığımız fikrini hissettiriyo artık bana -gelebilecek bu traji komik olay tabiki alemin şaşkını benim başıma gelerek yine şaşırmamama ama güzelim pirinç darbukamı düşürmeme sebep olduğu için 4 küsür saat aralıksız ağlamama sebep olmuştur....belimin yarısını kaybetseydim iki vapur arasında,ya da düşseydim vapurun pervanesinin üstüne ya da beynim presslenseydi,ya da gerçekten kollarımla destek almayıp düşseydim tam o an diye çok düşündüm.ama bu kadar ağlamış olmamın nedenleri arasında kesinlikle fiziksel olarak almış olduğum bir acı hatırlamıyorum....çünkü şu an sakinleşmiş olarak düşünüyorum da kalbimde çok daha garip bi acı var ve gerçekten hiç bir şey hissetmeyeyim diye bütün vücudumu kaplamakla meşgul....yıllardır aralarında kaldığım insanlar gibi BAAAAm diye düşürüverildim 2 koca vapur arasına,birbirine yaklaşmaya çalışan 2 vapur arasına....onlar da birleştiler,ben eksildim.....ve her zamanki gibi şikayet edebileceğim bi merci bulamadım...ağlaya ağlaya yine huzur dolu adama geldim...."allah baba akıl dağıtırken ben şemsiyeyle dolanıyomuşum herhalde derdi babam..."
No comments:
Post a Comment