
Dejenerasyon Yarışması:beyoğlu merkez ligi
Ne oldu?
Deuleuze'ün geçmiş olgusuna dair sorduğu net soru!Bu "deneyimler" silsilesinin,hayat olgusunu zihninde ve bünyesinde haddinden fazla büyüten insan algısındaki yeri ve önemi nedir?
Deneyim olgusu yok farzedilse ya da yok kabul edilse,"deneyim" hayatla eşanlamlı olmaz mı?(sürekli soru sorarak nereye varmaya çalışıyorum acaba?)
Her insan evladı "doğasını"arar-ki doğa kelimesi"öz'ü"tarif etmek için kullanılabilecek en doğru kelime olsa gerek-ama bu a*** k****mun yakınçağ insanları,daha doğrusu "yakın çağ muzdaripleri",savaş olgusunu ve metropol tutkusunu yaşamaya duydukları aşktan,artık boğazına(hatta koku yetisini de yitiren insan)burun deliklerine kadar boka batırıldığından;evrimleştiremedikleri maymun beyninlerinin üretebildiği en dahiyane fikir olan:bokunun etrafında dönüp dolaşarak ,özünü yaşadığı yanılsamasıyla yalnış hayatlar yaşamalarına vesile olmuştur yani artık yaşayamaz hale gelmesine,nedensiz kronik ve kitlesel şizofreniye de vesile olmuştur ki ekilen ürünün verimi şu an ayaklarımın altında:beyoolu hissiyatları....
Tavuk - pilavcı bile sıkıntıdan kafayı varoluşuyla bozmuş...bir kere olsun sormuyo "bu gençler bizim köye gelseler ,para kazanmaya çalışsalar,nice olur bizim köyün hali?çalıştırır mıyız bu ipneleri?"
ama paşam kalkmış gelmiş,varlığı akıllara zarar,evinde karısının önüne bir hayırlı bok koyamaz,sonra çıkar allahına havale eder bütün familyayı,aslında her havale ettiği durumla birlikte kendi de havale olur...(ah be abi yine nerelere geldi konu?deuleuze'den girip tavuk -pilavcıdan çıkmak hangi vicdana sığar....neyse ben de entellektüel diyilim zaten...sadece sinirliyim.) hatta dünyanın ,şu sersefil hayatımdaki tek ganimetim olması sebebiyle , üzerinde hakkım olan toprakların amına koyan kimi daşşaklılara sırf bu sebepten hayvan gibi dava açabilmeli ve çılgınlar gibi paralar kazanabilmeliyim tazminatlardan...sen ne yaptın diyenlere de:en azından canım çıktı diyorum yaptıklarınızı,yıktıklarınızı anlayabilmek için diyebilirim..kafamın içi aha böyle * karma karıştı...
No comments:
Post a Comment