Thursday, November 01, 2007


Ekinumbağa...bir tür kaplumbağa....


bilemedim kimisine neden rüzgarı bol üfler yüce mevlam...kimisini tek bir dalın kımıldamadığı topraklara salıp,kimisini fırtınada sürüklenesi bedenlere hapsedip,damarlarına doğuştan aslan sütü doldurup,insan oğlunun nefesinin insafına mahkum etmiş...sırtını kabuklaştırıp göçebeliğin acımasız özgürlüğüne terk etmiş....genelde kabuğunun altında ezilsen de,nafile seni yaratana isyan etmek...bön bön bakar tüm balıklar,kimi saklanır denizin dibine,kimi renk değiştirip ekosistemde kafi bir yer edinir kendine göre...kiminin de akıntı ,rüzgar,düşman solungaçlılar tayin edermiş yönünü.benimsemek katil olmanın bir sebebidir ya,benimseyen benimsediğini bir çırpıda yok edebilir ya,kimseyle muhatap olmayan kaplumbağalara benzeyip minimum yükle,yüksünmeden yürümek bir oraya,bir cehennemin en dibine.insan kisvesinde bir kaplumbağa olduğuma inanmaya başladım....sanırım öyleyim...evet zaten başka bir şey de diyilim...yazı yazan bir kaplum kurbağa.............ne olduğunu ve ne yaşamakta olduğunu bilmek,yaşadıklarına artık şaşırmamak,ve hep taşınmak....önce vazgeçilmezler dediklerinden bir vazgeçme hali,ardından ihtyaçının vücudunun üstünde bir kafa olması gerektiğini anlamakla biten bir yeni hayat demek taşınmak.en sevilenler kabuğun içinde güvendeyken ve kabul etmişken bir "tutunamayan "olmayı,bir yerden alnın ortasına tanrıdan bir sabır öpücüğü konar ve vız gelir hayat sana,bana,ona ,şuna.......................şiddete maruz kalmak da süphesiz eti kemiğe,kemiği demire çevirir birgün ve seni öldüremeyen ancak güç katar bileklerine...vesaire

No comments: